İçeriğe atla
Muş Radar
Muş25 Ekim 2026, Pazar
Gündem

Kurum COP31 Hazırlıklarını Yayıncılarla Paylaştı

Bakan Kurum, İstanbul'da genel yayın yönetmenlerine COP31 hazırlıklarını anlatarak, Antalya'daki zirvenin detaylarını ve Türkiye'nin küresel iklim mücadelesindeki rolünü paylaştı.

Muş 5 dk okuma
Kurum COP31 Hazırlıklarını Yayıncılarla Paylaştı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 hazırlıklarına ilişkin olarak yazılı ve görsel medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenlerine İstanbul’da bilgi verdi. Kurum, COP31 Eylem Gündemi’nin 10 ana başlığını ve 2035’e yönelik 6 küresel hedefi anlattı. Antalya’da 1 milyon 100 bin metrekarelik bir alanda gerçekleştirilecek COP31 hazırlıklarının detaylarını paylaşan Kurum, etkinlik kapsamında hazırlanan “Let’s COP” şarkısını ilk kez dinletti ve iklim farkındalığını sanatla yayacak COPArt Projesi’ni tanıttı.

Türkiye COP31’e Hazırlanıyor

Bakan Kurum, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde iklim kriziyle mücadelede sorumluluk aldığını belirterek, COP31’i küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası işbirlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak gördüklerini ifade etti. Kurum, Türkiye’nin geleceği şekillendirme gayretinde olduğunu ve önümüzdeki 50 yılı etkileyecek bir irade ortaya koyduğunu vurguladı. Dünyanın en önemli iklim organizasyonlarından Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’nin çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Kurum, Antalya’daki buluşmanın dünyaya duyurulmasında medyanın katkısının önemine değinerek, “Sizlerin kalemi, ekranı ve haberi bu büyük buluşmayı milyonlarca insanla buluşturacak. İstiyoruz ki Antalya’dan yükselen mesaj, daha yaşanabilir şehirler kurma irademizi, çevremizi koruma kararlılığımızı ve ülkeler arasında güçlenecek iş birliğini dünyanın her köşesine ulaştırsın” dedi.

Asıl Kriz İklim Değişikliği

Kurum, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkların yanı sıra iklim krizinin geri dönülemez sonuçlar doğuracağına dikkat çekerek, “Asıl ve kalıcı olan, insanlığın ve doğanın geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürükleniyor olmasıdır. Asıl büyük kriz; iklim değişikliğiyle birlikte, bu gezegenin artık üzerinde nefes alınamayacak, yaşanılamayacak bir yere dönüşme tehlikesidir” diye konuştu. Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını hatırlattı.

COP organizasyonunun Birleşmiş Milletler çatısı altında küresel iklim görüşmelerinin üst düzey buluşması olduğunu belirten Kurum, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi, İklim Kanunu ve Sıfır Atık Projesi gibi adımlarıyla COP31’de örnek uygulamalarını anlatacağını söyledi. Kurum, COP31 Başkanı olarak bugüne kadar 50’den fazla ülke ile ikili temas kurduğunu, Tokyo, Antalya Diplomasi Forumu, Berlin, Kopenhag, Bonn ve New York gibi uluslararası platformlarda aktif rol aldığını belirtti.

Antalya’daki Alan Detayları ve Katılım

Antalya’daki COP31 zirvesinin 2016 Botanik EXPO alanında gerçekleştirileceğini ifade eden Kurum, 1 milyon 100 bin metrekarelik alanın 527 bin metrekarelik Mavi Bölge ve 582 bin metrekarelik Yeşil Bölge olarak ikiye ayrıldığını bildirdi. Mavi Bölge’de Birleşmiş Milletler’in resmi müzakereleri ve Dünya Liderler Zirvesi’nin yapılacağını, şu ana kadar 85 hükümet ve devlet başkanının katılım bildirdiğini ve yaklaşık 3 bin gazetecinin akredite olduğunu açıkladı. Yeşil Bölge’nin ise iklim çözümlerinin, bilimin, sanatın ve teknolojinin buluşma noktası olacağını, üniversiteler, girişimciler ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getireceğini belirtti.

Kurum, Türkiye’nin COP31’i sadece bir zirve olarak değil, küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası işbirlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak gördüğünü yineledi. Türkiye’nin, üretim, istihdam, sanayi ve teknolojisini bu konuya göre revize eden bir ülke olmak istediğini, geleceği beklemek yerine şekillendirdiğini ve ülkenin önümüzdeki 50 yılını etkileyecek bir irade ortaya koyduğunu vurguladı.

Eylem Gündemi ve Küresel Hedefler

Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın Eylem Gündemi’nde Sıfır Atık, Temiz Enerji Dönüşümü, Gıda Güvenliği, İklim Uygulama Köprüsü, Okyanuslar ve Denizler, İklim Dirençli Şehirler, Gençlik ve Eğitim, Sağlık Sistemleri, Rio Sinerjisi ve Yeşil Sanayileşme gibi başlıkların yer aldığını anlattı. Bu başlıkların, elektriğin küresel enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e yükselmesi, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesi, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun yüzde 25 azaltılması gibi 2035’e yönelik 6 küresel uygulama hedefiyle desteklendiğini belirtti.

Kurum, Uluslararası Enerji Ajansı, OECD, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı gibi kuruluşların COP31’de stratejik ortakları olduğunu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile ülkelerin iklim hedeflerini uygulanabilir projelere dönüştürme alanlarında çalıştıklarını söyledi. Amerikan Ticaret Odası’nın da sürecin içinde olduğunu ve sektörün dönüşümünü desteklediğini ekledi.

Dirençli Şehirler ve Sıfır Atık Örnekleri

Türkiye’nin, COP31’de deprem bölgesinde tamamlanan Asrın İnşa Seferberliği’ni Dirençli Şehirler başlığına uygulama örneği olarak sunacağını belirten Kurum, 100 milyar doları aşan yatırımla 11 ilde 14 milyon vatandaşı yeniden ayağa kaldırdıklarını, yapılan konutların enerji verimliliği ve sıfır atık uyumlu olduğunu ifade etti. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi’nin de COP31’in metan azaltımı hedefi doğrultusunda dünyaya ilham vereceğini dile getirdi. Sıfır Atık Müzesi, atölyeler ve Sıfır Atık köyleriyle bu dönüşümün ziyaretçilere yaşatılarak anlatılacağını söyledi.

Sanat ve Kültürle İklim Farkındalığı

Kurum, COP31 için özel hazırlanan “Let’s COP” isimli İngilizce şarkıyı dinlettiğini ve COPArt kapsamında alanın tamamının açık hava sahnesi olarak kullanılacağını vurguladı. 70 yabancı ve 120 yerli sanatçının eserlerini kapsayan sergiler, senfonik konserler ve panellerle çevre duyarlılığının sanatın diliyle anlatılacağını belirtti. Anadolu Bahçesi, kültür-medeniyet alanlarında mutfak kültürünün, yerel üretimin ve sürdürülebilir gastronomi örneklerinin sunulacağını, gençler ve çocuklar için Gençlik ve Bilim Merkezi, Çocuk Adası gibi alanlar kurulduğunu aktardı.

COP31 Alanı’nda 500’ün üzerinde çalışma alanı, 40 canlı yayın noktası ve 4 bin medya mensubuna hizmet verebilecek bir merkez oluşturulduğunu, 300’den fazla basın toplantısına imkan sağlanacağını söyledi. Antalya’da yenilikçi fikirlerin yatırımcılarla buluşacağı Start-up Zone alanının oluşturulduğunu ve Türkiye Pavilyonu’nda hayata geçirilen uygulamaların sergileneceğini kaydetti. Bu alanların COP31 sonrasında da Antalya ekonomisine katkı sunacağını ve şehrin kalıcı bir eseri haline geleceğini vurguladı.

Bakan Kurum, konuşmasını COP organizasyonlarının dünyanın ortak geleceği için hayati önemde olduğunu hatırlatarak tamamladı. COP31’i, ülkemizin ve dünyanın önümüzdeki 50 yılını kurtaracak tarihi bir milat olarak ele aldıklarını belirten Kurum, “Türkiye, yarının dünyasına imzasını atacak. Türkiye tüm insanlığın geleceğine inşallah mührünü vuracaktır. Antalya’da bu anlamda hep birlikte çalışacak ve yine Antalya’da tüm dünyaya, tüm dünyanın geleceğine mührümüzü vurmak üzere kalıcı bir tarihi iz bırakacağız” dedi.

Okumaya Devam Edin